27. İTÜ Petrol ve Doğalgaz Semineri ve Sergisine Katılım Sağlandı

Petrol Mühendisleri Odası olarak 15-16 Haziran 2017 tarihlerinde gerçekleştirilen 27. İTÜ Petrol ve Doğalgaz Semineri ve Sergisine stant açılarak katılım sağlanmıştır. Açılış konuşmalarında Oda Başkan Vekili Sn. Mehmet Çelik, Oda faaliyetleri hakkında bilgilendirme yapmış, Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Eğitimiyle ilgili durum değerlendirmesi yapmıştır.

Sayın Mehmet Çelik’in sunumu aşağıda bilgilerinize sunulmuştur;

Sayın hocalarım, değerli konuklar ve genç petrol mühendisi meslektaşlarım,

Hepinizi Petrol Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve şahsım adına saygıyla selamlarım.

Öncelikle, aranızda  bir kez daha olmaktan onur duyduğumu belirtmek isterim. Sektörün farklı bileşenlerini biraraya getiren bu etkinlik, çalışmalarımızı sizlerle paylaşmak için iyi bir vesile olmaktadır. Bu nedenle etkinliği düzenleyenlere teşekkürlerimi sunuyorum.

Bildiğiniz gibi Petrol Mühendisleri Odası, meslektaşlarının üniversite eğitimi, çalışma alanları, çalışma koşulları, özlük hakları, mesleğimizi ilgilendiren konulardaki yasal düzenlemeler gibi birçok alanda çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar da büyük oranda orta yaş ve üstü üyelerimizin katkıları ile yürümektedir. Maalesef genç meslektaşlarımızı odamıza üye yapma ve faaliyetlerimize daha fazla katılımlarını sağlama konusunda yeterince başarılı olamamaktayız. Bu yıl mezun olan meslektaşlarımızın bu konuda daha hassas olmalarını beklemekteyiz.

Odamızın Mayıs 2017 tarihi itibarı ile üye sayısı 1195 olup bu üyelerin yaklaşık 800’üne telefon, e-posta veya mektup ile ulaşabilmekteyiz. Kongre, sempozyum gibi etkinliklere yaklaşık 250 kişi, danışma kurulu ve genel kurullarımıza da ortama 60 kişi katılmaktadır.

Tablo 1: Petrol ve Doğal Gaz Mühendislerinin PMO’ya Üye Olma Oranları

 

Mezuniyet Yılı

İTÜ ODTÜ Diğer İsk. TÜ Mezun Üye %
1970 ve Öncesi 40 22 20     82  
1980 14 11     70 25 36
1990 2 12     70 14 20
2000 9 9     80 18 23
2010 14 14     80 28 35
2012 12 13     80 25 31
2013 13 6     80 19 24
2014 3 7   5 150 15 10
2015 6 3   5 150 14 9
2016   3   4 150 7 5

Değerli konuklar,

Petrol Mühendisleri Odası olarak son yıllarda faaliyetlerimizin önemli bir kısmı meslektaşlarımızın üniversite eğitimi konusundadır. Bugünkü konuşmama da bu konu ile başlamak istiyorum.

Ülkemizde 2014 yılına kadar ODTÜ ve İTÜ’den ortalama 50-70 arası petrol ve doğal gaz mühendisi mezun olmakta idi. Geçmiş yıllarda dönem dönem iş bulma sıkıntısı yaşansa da meslektaşlarımız aldıkları nitelikli eğitim sayesinde gerektiğinde farklı dallara kayarak iş bulabiliyorlardı. Özellikle son yıllarda petrol sektöründeki hareketlilikten dolayı petrol ve doğal gaz mühendislerinin işsizlik oranı neredeyse sıfıra düşmüştü ve kazançları da yükselmişti. TMMOB’nin üyeleri için belirlediği brüt asgari ücret bizim meslektaşlarımız için düşük kaldığından Petrol Mühendisleri Odası olarak TMMOB’nin belirlediği asgari brüt ücretten daha yüksek net ücret belirlemeye başlamıştık. Bu dönemde meslektaşlarımızın çoğu kamu kurumlarında çalışsa da uluslararası şirketlerde de işe grime oranı yükselmiş ve onlarcası uluslararası arenada çalışmaya başlamıştı. TPAO’nun belirlediği yurtdışı yüksek lisans kontenjanlarından petrol ve doğal gaz mühendisliği kontenjanları boş kalmakta idi. Meslektaşlarımız yüksek lisansa gitmek yerine bir an önce iş hayatına başlamayı tercih ediyorlardı. TMMOB’deki 24 oda içinde üyeleri işsizlik sorunu yaşamayan 2-3 odadan birisi PMO idi.

Tam da bu duruma alışmış, geçmişte ara ara yaşadığımız sıkıntılı dönemleri unutmaya başlamışken, petrol sektöründeki hareketlenme sonucu dünyada olduğu gibi bizde de 2010 yılından itibaren peşpeşe yeni bölümler açıldı. İkinci öğretim adı altında kontenjanını iki katına çıkaranlar oldu. Ne acı tesadüftür ki bu yeni bölümlerin mezun vermeye başladığı 2014 yılında petrol sektöründeki gerileme başladı. Dünyanın büyük bölümü bu yeni duruma karşı kısa sürede tepki verip en azından kontenjan azaltma şeklinde önlemler alırken bizde bu yapılmadığı gibi yeni bölümler açılmaya ve kontenjan arttırılmaya devam edildi. 2014 yılından itibaren mezun sayısı kademe kademe artarak 2017 yılında Batman Üniversitesi’nin mezun vermeye başlaması ile 300’e yükselecektir.

Bu gelişmelerin sonucu olarak 2014 yılından itibaren meslektaşlarımız arasında işsizlik sorunu başlamış ve günümüze kadar katlanarak artmıştır. Yakın gelecekte işsiz sayısının bırakın azalması, sabit kalması bile beklenmemektedir. Kamu kurumları neredeyse hiç petrol ve doğal gaz mühendisi almamakta, özel sektör ise çok az sayıda almaktadır. Bu dönemde jeotermal sektöründeki canlılık sayesinde mezunların bir kısmı iş bulabilmiştir.  İş bulabilenlerin ücret ve çalışma koşulları da geçmişe oranla daha kötüdür. TMMOB ile SGK arasındaki protokol kapsamında mühendis, mimar ve şehir plancıları için belirlenen asgari ücret 2017 yılı için brüt 3500 TL olmasına rağmen meslektaşlarımızın çok daha düşük maaşlarla çalıştıkları duyumunu almaktayız. İşsiz ve yeterli eğitimi almamış mühendislerin olduğu bir durumda bunu engellemek maalesef çok zordur.

Petrol Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, 2010 yılında yeni bölümler açılmaya başladığı andan itibaren konu ile ilgili olarak çalışmalara başlamıştır. 2010 yılında akademisyenlerden oluşan bir komisyon kurmuş, hazırlanan raporu gerekli yerlere ulaştırarak, görüşmeler yaparak bu durumu engellemeye çalışmıştır. Daha sonraki tarihlerde de bu ilk raporu güncelleyerek yetkili kurumlara başvurmuş, uluslararası katılımı da kapsayacak şekilde üniversite, sektör hatta öğrencilerin de katılımı ile çalıştay düzenlemiş, konu hakkında kamuoyu oluşturmaya çalışmıştır.

Son olarak 2016 yılında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyesi Prof. Dr. Hasan Mandal’ı  makamında ziyaret etmiştir. Ziyarette yeni açılan petrol ve doğal gaz mühendisliği bölümleriyle ilgili kalite, istihdam ve kontenjan konularındaki endişelerimiz anlatılmış, 24.12.2015 tarihinde Odamızca gerçekleştirilen “Üniversite-PMO-Sanayi İşbirliği Çalıştayı” konusunda bilgi verilerek kendisine sonuç raporu sunulmuştur. Petrol ve doğal gaz mühendisliği eğitimi almamış ve yetersiz sayıda hocalar tarafından, yeterli teknik alt yapı sağlanmadan yeni bölümlerin açılmasına  pek sıcak bakmamasına rağmen mevzuat gereği çok fazla yetkilerinin olmadığını, 2016-2017 döneminde mühendislik dallarına girebilmek için getirilen ilk 240.000  kişi arasına girme sınırından dolayı sorunun bir nebze çözülebileceğini belirtmiştir. Sayın Mandal’ın öngörüsü ilk yıldan daha gerçekleşmeye başlamıştır. 2016 yılında İskenderun Teknik Üniversitesi, Batman Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi’ndeki petrol ve doğal gaz mühendisliği bölümlerinde kontenjanlar dolmamış, doluluk oranı ortalama % 25 olmuştur. Geçmiş yıllarda sınır olmadığından dolayı tüm kontenjanlar dolmakta ve bölümlere ortalama 400 öğrenci kayıt yaptırır iken Katip Çelebi Üniversitesi’nin de 40 öğrenci ile devreye girmesine ragmen bu sayı 2016 yılında 195’te kalmıştır. Sektörümüzdeki daralmanın devam etmesi ve YÖK’ün mühendislik dallarına giriş için baraj uygulamasını sürdürmesi durumunda bu sayının daha da düşmesi beklenmektedir.

Tablo 2: Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Eğitimi Veren Üniversitelerin Puan ve Kontenjanları

  2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016
Min. Puan Sıra Yerleşme % Min. Puan Min. Puan Min. Puan Min. Puan Min. Puan Min. Puan Sıra Yerleşme %
ODTÜ 492 19800 100 495 452 421 426 409 422 35700 100
İTÜ 481 25200 100 475 438 399 398 381 386 57900 100
İsk.T 433 52100 100 423 366 289 263 240 240 239000 38
İsk.T-İÖ       373 321 252 245 223 240 238000 10
Batman           294 289 245 242 234000 46
Batman-İÖ           268 261 234    
Erzurum             237 219 244 230000 6
Katip Çelebi                 266 187000 100

Özellikle dünya siyasi konjoktürü yakın gelecekte izin vermeyecek gibi görünmesine rağmen, orta ve uzun vadede petrol fiyatlarının artmaya başlaması, bununla ilgili olarak yeni arama ve yatırım olanaklarının ortaya çıkması ekonominin arz-talep ilişkisi çerçevesinde kaçınılmazdır. Buradan yola çıkarak, bahsettiğimiz kontenjanların ve bölüm sayısının fazlalığının, teknik kapasitelerin düşüklüğünün, hoca sayı ve niteliğinin yetersizliğinin yanında önemli bir konu da mühendislerimizin uluslararası rekabete hazır olmalarıdır. Bu nedenle, sanayi-üniversite işbirliği sürekli geliştirilmeli ve uluslararası sanayinin ihtiyaç duyduğu konular üniversitelerimizin ders programlarında yer almalıdır ve mühendislerimiz bu ortama hazırlanmalıdır. Master konuları ve projeler bu kapsamda değerlendirilmeli, gerektiğinde üniversitelerin diğer bölümleri ile birlikte ortak proje ve konular üretilmelidir. Bölüm kendi içinde sıkışıp kalmamalı, günümüz dünyasının zorlaması olan çok disiplinli ekip çalışmasına en iyi şekilde cevap verecek şekilde hazırlık yapmalıdır. Burada mesleğimiz ile ilgili olarak ülkemiz sanayisinin kısıtlarının farkındayız. Bu nedenle, üniversitelerimizin özellikle uluslararası sanayi ve projeler ile ciddi şekilde ilgilenmesinin doğru olacağına inanıyoruz.  Staj süreleri ve içerikleri gözden geçirilmeli, sektör ile daha sıkı işbirliği halinde ve hocaların denetimini de kapsayacak şekilde daha eğitici hale getirilmelidir. Yurtdışındaki üniversiteler ile işbirlikleri geliştirilmeli, bu işbirliklerine öğrencilerin de katılımı sağlanmalıdır. Arge çalışmaları arttırılmalıdır.  Bunun adımlarının atılması halinde üniversitelerimizin ve yetiştirdikleri mühendislerin sektörümüze ciddi katkı sağlayacağını ve söz sahibi olacağını düşünüyoruz

Petrol ve doğal gaz mühendisliği eğitimi almakta olan öğrenciler, eğitimlerinin sadece üniversitede aldıkları derslerle sınırlı olmadığının bilincinde olarak kişisel gelişimleri konusunda her fırsatı kullanmalıdırlar. Yabancı dillerini geliştirmeli, stajlarını çok iyi değerlendirmelidirler. Kendilerini staj süreleri ve konuları ile kısıtlamadan mesleklerini öğrenmek ve sektörle ilişkilerini geliştirmek için çaba harcamalıdırlar. Hedefleri sadece okulu bitirmek ve işe girmek olmamalı, yüksek ortalamalarla mezun olup yurtdışında yüksek lisans eğitimi almak, uluslararası petrol şirketlerinde çalışmak olmalıdır.

Sayın konuklar,

Petrol Mühendisleri Odası’nın Şubat 2016’da başlayan 29. Dönem faaliyetlerini kısaca anlatmak isterim;

Petrol Mühendisleri Odası ve SPE Türkiye kolunun birlikte organize ettikleriJeotermal Kaynaklar Sempozyumu 15.4.2016 tarihinde Ankara’da yapılmıştır. Sempozyuma çok sayıda değerli konuşmacının yanı sıra 300’e yakın delege katılmıştır. Sempozyumda jeotermal enerji konusundaki hedefler, politikalar, jeotermal enerjinin bugünü-geleceği, mevzuat konusundaki sıkıntılar, jeotermal enerjinin arama, üretim ve güç üretimi aşamalarındaki gelişmeler ve sorunlar konusunda bildiriler sunulmuş, tartışmalar yapılmıştır.

25-27.10.2016 tarihinde Adıyaman’da Türkiye Petrol Jeologları Derneği, Petrol Jeofizikçileri Derneği ve TMMOB Petrol Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen TROGS 2016, Türkiye Petrol ve Doğalgaz Zirvesi Türkiye’de Petrol Keşfinin 70. Yılı Sempozyumu” na özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden yoğun olmak üzere yaklaşık 250 kişi katılmıştır.  Sempozyumda, petrol arama ve üretim sektörünün üç ana bileşeni olan jeoloji, jeofizik ve petrol mühendisliği disiplinlerinden çağrılı uzman konuşmacılar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde petrolün ilk keşfinden bugüne 70 yıllık yolculukta elde edilen bilgi ve tecrübelerini paylaşmışlardır.

2016 yılı Şubat ayında yapılan 29. genel kurulda delegelerin talebi üzerine Yönetim Kurulu iki ayda bir Petrobülten isimli bir bülten çıkarma kararı almıştır. Bu bültenin Nisan 2016, Haziran 2016 ve Ağustos 2016 tarihlerinde 3 sayısı çıkmıştır. Bu sayılarda güncel haberler, etkinliklerimiz ve üyelerimizle ilgili bilgiler ile 3 tanesi yönetim kurulu üyeleri tarafından yazılan 4 makale yayınlanmıştır. Yönetim Kurulu’nun defalarca yaptığı çağrılara rağmen üyelerden destek gelmemiş ve başka sayı çıkarılamamıştır.

Üyelerimiz tarafından yazılan kitaplar konusundaki desteklerimiz devam etmektedir. Bu dönemde;

  • Andrezj Kuntzman tarafından yazılan “Tuz Birikintilerinde Çözelti Madenciliği”,
  • Emre Özgür tarafından yazılan “Petrol Rezervuarlarında Uygulanan Üçüncül Üretim Yöntemleri ve Türkiye İçin Öneriler”,
  • Doğu Karaoğuz tarafından yazılan “Rüzgarın Getirdiği”,
  • Hüseyin Kutan tarafından yazılan “Sakin Liman”,
  • Mete Tuğluk tarafından yazılan “Yuvargen”,
  • Mehmet Akif Güneri tarafından yazılan “Gülmira”

isimli kitaplar odamız tarafından bastırılarak üyelerimize dağıtılmıştır. Ayrıca üyelerimizce yazılan veya mesleğimize yararlı olacağını düşündüğümüz kitapları da tanıtımını yapmak, belli sayıda satın alıp üyelerimize dağıtmak şeklinde desteklemeye devam etmekteyiz.

Özellikle genç meslektaşlarımızın odamız çalışmalarına daha fazla katılıp destek olması durumunda faaliyetlerimizin katlanarak artacağı inancı ile konuşmamı bitirirken, İTÜ Petrol ve Doğal Gaz Seminer ve Sergisi’nin başarılı olmasını diler, organizasyonda emeği geçen tüm kurul üyelerine,  destekleyicilere ve siz katılımcılara PMO adına şükranlarımı ve saygılarımı sunarım.

ITU